Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
hole-and-corner {,həʋlən'kɔ:rnər}
  • [A] gizli, el altından, sinsi

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
ace in the hole
  • [N] son koz
blast hole {'blæsthəʋl}
  • [N] lağım deliği
chimney corner {'tʃımnı,kɔ:rnər}
  • [N] ocak başı
coal-hole {'kəʋlhəʋl}
  • [N] kömürlük
corner Dinle! {'kɔ:rnər}
  • [A] köşe, köşede olan
  • [N] köşe, açı, ücra yer, kuytu, bölge, bucak, tekel oluşturma, köşe atışı
  • [V] köşeye sıkıştırmak, kıstırmak, ele geçirmek, köşe oluşturmak, köşe dönmek, virajı almak
drive smb. into a corner
  • [ID] köşeye sıkıştırmak
in a tight corner
  • [ID] köşeye sıkışmış
just around the corner
  • [A] eli kulağında
  • [ADV] köşeyi dönünce, köşeyi döner dönmez
take a corner
  • [V] viraj yapmak
turn the corner
  • [ID] kritik noktayı atlatmak, iyiye gitmek, köşeyi dönmek
corner kick
  • [N] köşe atışı, korner
corner stone {'kɔ:rnər,stəʋn}
  • [N] temel taşı, esas, temel
dene-hole
  • [N] yapay mağara
floss hole
  • [N] cüruf deliği
glory-hole {'glɔ:rı,həʋl}
  • [N] düzensiz oda, karışık çekmece, sandık odası
gully drain hole
  • [N] lâğım ağzı, kanal ağzı
hawse-hole {'hɔ:z,həʋl}
  • [N] loça deliği, çapa zincirinin geçtiği delik
hole Dinle! {həʋl}
  • [N] delik, çukur, oyuk, boşluk, derin yer, in, kovuk, hücre, kodes, zor durum
  • [V] delmek, delik açmak, kazmak, deliğe sokmak, deliğe girmek, yuvasına girmek, kapanmak, köşesine çekilmek
be in a hole
  • [ID] zor durumda olmak, sıkıntılı olmak, boşlukta olmak
dig a hole
  • [V] çukur kazmak, delik açmak, çukur açmak