Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
goose Dinle! {gu:s}
  • [N] kaz, kaz kafalı, ahmak, terzi ütüsü
  • [V] parmak atmak, parmaklamak
goose çoğ. geese {gis}

i. kaz.

f. k. dili poposuna parmak atmak.
goose {f.}, argo poposuna vurmak.
goose {i.} {çoğ. gooses} terzi ütüsü.
goose {çoğ. geese} {i.} kaz, {zool.} Anser; kaz eti; budala kimse, ahmak kimse. goose egg argo sıfır. goose flesh tüyleri diken diken olmuş deri. goose step kaz adımı; Alman askerinin yürüyüşü. cook ones goose işini bozmak. fox and geese kör- ebe oyunu; bunu taklit ederek dama tahtası üstünde oynanan birkaç çesit oyun. kill the goose that lays the golden egg altın yumurtlayan kazı kesmek, işini kendi eliyle bozmak. red-breasted goose kızıl kaz, {zool.} Branta ruficollis.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
can't say bo to a goose
  • [ID] karıncayı incitmez
wild-goose chase
  • [ID] koşma: olmayacak şeyin peşinden koşma
ember goose {'embər,gu:s}
  • [N] buz dalgıcı {kuş}
I have goose bumps
  • [PHR] tüylerim diken diken oldu
kill the goose lays the golden eggs
  • [ID] altın yumurtlayan tavuğu kesmek
solan goose {'səʋləngu:s}
  • [N] sümsük kuşu
goose bumps {'gu:sbʌmps}
  • [N] tüyleri ürpermiş deri
goose flesh {'gu:s,fleʃ}
  • [N] tüyleri ürpermiş deri, diken diken olmuş deri
goose pimples
  • [N] tüyleri ürpermiş deri
goose-quill
  • [N] kaz tüyü {sert}, tüy kalem
goose-skin {'gu:s,skın}
  • [N] tüyleri ürpermiş deri