İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
goose |
{gu:s}
- [N] kaz, kaz kafalı, ahmak, terzi ütüsü
- [V] parmak atmak, parmaklamak
|
|
goose |
çoğ. geese {gis}
i. kaz.
f. k. dili poposuna parmak atmak. |
|
goose |
{f.}, argo poposuna vurmak. |
|
goose |
{i.} {çoğ. gooses} terzi ütüsü. |
|
goose |
{çoğ. geese} {i.} kaz, {zool.} Anser; kaz eti; budala kimse, ahmak kimse. goose egg argo sıfır. goose flesh tüyleri diken diken olmuş deri. goose step kaz adımı; Alman askerinin yürüyüşü. cook ones goose işini bozmak. fox and geese kör- ebe oyunu; bunu taklit ederek dama tahtası üstünde oynanan birkaç çesit oyun. kill the goose that lays the golden egg altın yumurtlayan kazı kesmek, işini kendi eliyle bozmak. red-breasted goose kızıl kaz, {zool.} Branta ruficollis. |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| |