Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
goose-skin {'gu:s,skın}
  • [N] tüyleri ürpermiş deri

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
alligator skin
  • [N] timsah derisi
in one's bare skin
  • [ADV] çırılçıplak
can't say bo to a goose
  • [ID] karıncayı incitmez
all skin and bone
  • [A] kemik: kemikleri sayılan
wild-goose chase
  • [ID] koşma: olmayacak şeyin peşinden koşma
ember goose {'embər,gu:s}
  • [N] buz dalgıcı {kuş}
goose Dinle! {gu:s}
  • [N] kaz, kaz kafalı, ahmak, terzi ütüsü
  • [V] parmak atmak, parmaklamak
I have goose bumps
  • [PHR] tüylerim diken diken oldu
kill the goose lays the golden eggs
  • [ID] altın yumurtlayan tavuğu kesmek
solan goose {'səʋləngu:s}
  • [N] sümsük kuşu
goose bumps {'gu:sbʌmps}
  • [N] tüyleri ürpermiş deri
goose flesh {'gu:s,fleʃ}
  • [N] tüyleri ürpermiş deri, diken diken olmuş deri
goose pimples
  • [N] tüyleri ürpermiş deri
goose-quill
  • [N] kaz tüyü {sert}, tüy kalem
goose-step Dinle! {'gu:s,step}
  • [N] kaz adımı, dizleri bükmeden yürüme
shed one's skin
  • [V] deri değiştirmek, derisi dökülmek
skin Dinle! {skın}
  • [N] deri, cilt, ten, post, kabuk, zar, tulum, kaplama, dazlak, cimri
  • [V] derisini yüzmek, soymak, kabuğunu soymak, sıyırmak, kazıklamak, sıyırıp çıkarmak
drenched to the skin
  • [A] ilik: iliklerine kadar ıslanmış
nothing but skin and bones
  • [A] bir deri bir kemik
remove the skin
  • [V] kabuğunu soymak