Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
wood Dinle! {wʋd}
  • [A] tahta, ahşap, tahtadan yapılmış
  • [N] tahta, odun, kereste, koru, ağaçlık, fıçı
wood i.
1. odun.
2. orman; koru.
3. ağaç; tahta: That table´s made of wood. O masa ağaçtan yapılmış. The staircase is made of wood. Merdivenler tahtadan. The house is made of wood. Ev ahşap.

s. tahta; ahşap.
wood i.

s.

f. tahta, kereste, ağaç; odun; orman, koru;

s. tahta, ahşap;

f. ağaçlandırmak, orman haline getirmek; odun tedarik etmek. woods

i. çoğ. orman, koru. wood alcohol odun ispirtosu, metanol, metil ispirtosu. wood coal odun kömürü, mangal kömürü; linyit. wood engraving tahta oymacılığı; tahta kalıptan basılan resim, gravür. wood lot koru, ağaçlık. wood mouse orman sıçanı,zool. Mus sylvaticus. wood nymph orman perisi. wood pigeon tahtalı, tahta güvercini, zool. Columba fasciata. wood pulp kağıt hamuru. wood pussy k.dili. kokarca.
wood wood wûd İsim * odun. * orman; koru. * ağaç; tahta: That table's made of wood. O masa ağaçtan yapılmış. The staircase is made of wood. Merdivenler tahtadan. The house is made of wood. Ev ahşap. Sıfat * tahta; ahşap.
wood tahta, kereste, ağaç; odun; orman, koru; tahta, a

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
wood alcohol {wʋd'ælkə,hɔ:l}
  • [N] alkol: odun alkolü, metanol, alkol: metil alkol
ash wood
  • [N] dişbudak kerestesi
bass-wood {'bæs,wʋd}
  • [N] ıhlamur ağacı
chop wood
  • [V] odun yarmak, odun kırmak
dead wood {'dedwʋd}
  • [N] kuru dallar, kurumuş ağaçlar, eski püskü şeyler, ıvır zıvır, faydasız kimse, sürümü az mal
kindling wood {'kındlıŋwʋd}
  • [N] çıra
olive-wood {'ɒlıv,wʋd}
  • [N] zeytin ormanı, zeytin kerestesi
sap-wood {'sæp,wʋd}
  • [N] yalancı odun, ağaç kabuğunun altındaki tabaka
the wood
  • [N] nefesli çalgı: tahta nefesli çalgı
wood block {'wʋdblɒk}
  • [N] kütük, tahta kalıp, gravür
wood carver {'wʋd,kɑ:rvər}
  • [N] ağaç oymacısı
wood carving {'wʋd,kɑ:rvıŋ}
  • [N] ağaç oymacılığı, ağaç oyma işi
wood coal
  • [N] odun kömürü, ağaç kömürü
wood engraver {,wʋdın'greıvər}
  • [N] oymacı, ağaç oymacısı
wood engraving
  • [N] ağaç oymacılığı, gravürcülük
wood grouse {'wʋdgraʋs}
  • [N] horoz: orman horozu
wood kingfisher
  • [N] yalıçapkını
wood louse {'wʋdlaʋs}
  • [N] tesbih böceği
wood naphtha
  • [N] alkol: odun alkolü
wood nymph {'wʋdnımf}
  • [N] orman perisi, sinekkuşu