| brake shoe |
{'breıkʃu:}
|
|
| buckle |
{'bʌkəl}
- [N] toka, kopça, eğilme
- [V] toka ile tutturmak, iliştirmek, bükmek, eğmek, eğilmek, boyun eğmek, yenilgiyi kabul etmek
|
|
| buckle down to |
- [V] dört elle sarılmak, girişmek, hevesle girişmek
|
|
| buckle on |
- [V] toka ile tutturmak, iliştirmek
|
|
| buckle oneself to |
- [V] dört elle sarılmak, girişmek
|
|
| buckle under |
|
|
| buckle up |
- [V] toka ile tutturmak, iliştirmek
|
|
| lace-up shoe |
|
|
| shoe |
{ʃu:}
- [N] ayakkabı, pabuç, nal, balata, fren balatası, dış lâstik, kontak papucu
- [V] ayakkabı giydirmek, nallamak
|
|
| Is there a shoe store nearby? |
- [PHR] ayakkabı: Yakınlarda ayakkabı mağazası var mı?
|
|
| Where is the nearest shoe store? |
- [PHR] ayakkabıcı: En yakın ayakkabıcı nerede?
|
|
| shoe department |
- [N] ayakkabı: ayakkabılar mağazası
|
|
| shoe store |
- [N] ayakkabı mağazası, ayakkabıcı
|
|
| Can you measure my shoe size? |
- [PHR] numara: Ayakkabı numaramı ölçer misiniz?
|
|
| shoe size |
|
|
| track shoe |
{'trækʃu:}
|
|
| belt buckle |
kemer tokası. |
|
| brake shoe |
fren pabucu. |
|
| buckle |
i.
f. toka, kopça;
f. toka veya kopça ile tutturmak, iliştirmek; ısı veya basınç ile bükülmek, eğrilmek veya bükmek {madeni eşya} buckle down to work ise ciddiyetle girişmek. |
|
| buckle |
i. toka.
f. 1. {tokalı bir şeyi} bağlamak. 2. yer yer kabarmak/kamburlaşmak. 3. çökmeye başlamak. |
|