Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
high-flying Dinle! {'haı,flaııŋ}
  • [A] hırslı, gözü yükseklerde, kendini beğenmiş

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
acrobatic flying
  • [N] akrobatik uçuş
all-time high
  • [N] en yüksek seviye
amateur flying
  • [N] amatör havacılık
High Court
  • [N] yargıtay
of high degree
  • [ADV] yüksek dereceli, yüksek rütbeli
in high dudgeon
  • [N] hiddetli, tepesi atmış
hold in high esteem
  • [V] saygı: büyük saygı göstermek, büyük sevgi beslemek
hold in high estimation
  • [V] saygı: büyük saygı göstermek
high favor
  • [N] lütuf: büyük lütuf
in high feather
  • [A] keyfi yerinde
high fever
  • [N] ateş: yüksek ateş
high flier
  • [ID] gözü yükseklerde olan kimse
send things flying
  • [ID] darmadağın etmek, ortalığı birbirine katmak
fly high
  • [ID] gözü yükseklerde olmak, yüksekten uçmak
flying Dinle! {'flaııŋ}
  • [A] uçan, uçuş, savrulan, dalgalanan, kısa, acele, hızla geçen, geçici
  • [N] uçma, uçuş, havacılık, uçak kullanma
send smb. flying
  • [V] deli etmek, vurup düşürmek, yere sermek
flying boat
  • [N] deniz uçağı
flying bridge
  • [N] geçici köprü, güverte köprüsü
flying deck
  • [N] uçuş güvertesi
flying exhibition
  • [N] gezici sergi