Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
drive-in Dinle! {'draıv,ın}
  • [A] araba ile girilebilen, arabaya servis yapılan
  • [N] arabalı sinema, servis: arabaya servis yapan restoran
drive-in i.
1. müşterilerine arabalarında servis yapan lokanta.
2. seyircilerin arabaları içinde oturarak film seyrettikleri açık hava sineması.

s.
1. müşterilerine arabalarında servis yapan {lokanta}.
2. seyircilerin arabaları içinde oturarak film seyrettikleri {açık hava sineması}.
drive-in drive-in İsim * müşterilerine arabalarında servis yapan lokanta. * seyircilerin arabaları içinde oturarak seyrettikleri açık hava sineması. Sıfat * müşterilerine arabalarında servis yapan {lokanta}. * seyircilerin arabaları içinde oturarak seyrettikleri {açık hava sineması}.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
drive a hard bargain
  • [ID] sıkı pazarlık etmek
drive smb. round the bend
  • [ID] deli etmek, çılgına çevirmek
chain drive
  • [N] zincir ile işletme
cogwheel drive
  • [N] dişli çark düzeni
drive smb. into a corner
  • [ID] köşeye sıkıştırmak
drive smb. to despair
  • [V] umutsuzluk: umutsuzluğa itmek, ümidini yitirmesine neden olmak
drive to desperation
  • [V] ümitsizliğe sevketmek, çaresizliğe düşürmek
drive smb. to distraction
  • [V] çıldırtmak, deli etmek
drive Dinle! {draıv}
  • [N] araba gezintisi, araba yolu, güdü, dürtü, hayvan gütme, sürek avı, top sürme, düşmanı püskürtme, enerji, hamle, sürme, sürücü {bilgisayar}, önüne katma
  • [V] araba kullanmak, sürmek, önüne katmak, gütmek, saplamak, çakmak, hareket ettirmek, sokmak, zorlamak, kovalamak, çalıştırmak, kullanmak, acele etmek
drive a car
  • [V] araba kullanmak
drive at
  • [V] kastetmek, demek istemek
drive away
  • [V] kovmak, defetmek, arabayla uzaklaşmak, savmak
drive crazy
  • [V] deli etmek, çıldırtmak
drive in {'draıv,ın}
  • [V] çakmak, içeri sokmak, içeri girmek
Where can I find a drive-in?
  • [PHR] servis: Nerede bir arabaya servis yapan restoran bulabilirim?
drive mad
  • [V] deli etmek, delirtmek
drive on
  • [V] ilerletmek, ileri sürmek
drive out
  • [V] kovmak, çıkarmak, sürmek, araba ile yol almak
drive up
  • [V] yükseltmek, yukarı çekmek, arabayla gitmek
drive-yourself
  • [A] sahibi tarafından kullanılan, kendi kendine giden