İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| do arms drill |
|
|
| arms drill |
|
|
| burr |
{bɜ:r}
- [N] çapak, pürüz, küçük daire testeresi, vırlama, dikenli tohum kabuğu
- [V] pürüz ve çapakları gidermek, anlaşılmayan bir telaffuzla konuşmak
|
|
| drill |
{drıl}
- [N] matkap, delgi, talim, tohum ekme makinesi, tarh, tohum yatağı, kaba pamuklu kumaş, diril, mandril: Batı Afrika mandril maymunu
- [V] delmek, matkapla delmek, talim yaptırmak, çalıştırmak, talim yapmak, delik açmak, kuyu açmak, tohum ekmek, makine ile tohum ekmek, sondaj yapmak, sonda ile yoklamak
|
|
| drill bit |
- [N] matkap ucu, kaya burgusu
|
|
| drill chuck |
- [N] matkap başı, matkap aynası
|
|
| drill for oil |
|
|
| drill ground |
- [N] talim sahası, askeri eğitim alanı
|
|
| drill sergeant |
|
|
| fire drill |
{'faıərdrıl}
|
|
| hammer drill |
|
|
| pack-drill |
- [N] tam teçhizatla yürüme cezası (ask.)
|
|
| percussion drill |
|
|
| pneumatic drill |
|
|
| radial drill |
|
|
| rock drill |
{'rɒkdrıl}
- [N] kaya matkabı, kaya delme makinesi
|
|
| seed drill |
{'si:d,drıl}
- [N] tohum ekme aleti, mibzer
|
|
| square drill |
|
|
| bench drill |
masa matkabı |
|
| burr |
i. bazı meyva tohumlarının dikenli kabuğu; kozak, kozalak; sırnaşık adam; çapak, pürüz; ayla, hale; dişçi. frez, ufak daire testeresi; kalem pürüzü; çiğ ipekten kalan iplik; r harfinin titrek olarak söylenmesi; bir çeşit sert değirmen taşı. |
|
|
|