| show ability |
- [V] kendini göstermek, yapabileceğini göstermek
|
|
| aqua show |
|
|
| Would you please show me a better room? |
- [PHR] iyi: Daha iyi bir oda gösterir misiniz?
|
|
| show biz |
{'ʃəʋbız}
- [N] eğlence sektörü, şov dünyası, sinemacılık, tiyatroculuk
|
|
| Would you please show me a brighter room? |
- [PHR] aydınlık: Daha aydınlık bir oda gösterir misiniz?
|
|
| Would you please show me to my cabin? |
- [PHR] kamara: Kamarama nasıl gideceğimi tarif eder misiniz?
|
|
| show one's cards |
- [ID] bildiklerini açıklamak, her şeyi açıklamak
|
|
| show cause |
- [V] haklı neden ileri sürmek
|
|
| Would you show me some ceramics? |
- [PHR] seramik: Seramik gösterir misiniz?
|
|
| chat show |
|
|
| Would you please show me a cheaper room? |
- [PHR] ucuz: Daha ucuz bir oda gösterir misiniz?
|
|
| Would you show me some white china? |
- [PHR] porselen: Beyaz porselen gösterebilir misiniz?
|
|
| show the cloven |
|
|
| show consideration |
|
|
| detail |
{dı'teıl}
- [V] ayrıntılı anlatmak, detayına girmek, özel göreve vermek
|
|
| detail |
{'dıteıl}
- [N] ayrıntı, detaylar, ayrıntısıyla uğraşma, ayrıntılı plân, özel göreve verme, detay
|
|
| in detail |
- [ADV] ayrıntılı olarak, uzun uzadıya
|
|
| dog-show |
- [N] köpek gösterisi, köpek yarışması
|
|
| show smb. the door |
- [ID] kapı dışarı etmek, kovmak
|
|
| show smb. to the door |
- [V] geçirmek, kapı: kapıya kadar geçirmek
|
|