İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| zone |
{zəʋn}
- [N] bölge, kuşak, mıntıka
- [V] bölgelere ayırmak, kuşatmak, çevirmek
|
|
| zone |
i.
f. kuşak; yöre, mıntıka;
f. çevirmek, kuşatmak; bölgelere ayırmak. zonal
s. kuşağa benzer, kuşağa ait. zoningi. bölgelere ayırma. zone system, zoning system tren veya vapur yolcululuklarında bölgelere göre bilet verme sistemi. zoning plan imar planı. |
|
| zone |
i. 1. bölge, mıntıka: zone of fire ateş bölgesi. zone of operations harekât bölgesi. 2. coğr. kuşak: temperate zone ılıman kuşak. frigid zone kutup kuşağı. 3. kentbilim bölge, zon.
f. {bir bölgede} ancak {belirli bir faaliyete/birtakım faaliyetlere} izin vermek, {bir bölgeyi} {belirli bir faaliyet/birtakım faaliyetler} için ayırmak: They´ve zoned it a commercial area. Orayı ticari bölge ilan ettiler. |
|
| zone |
alan |
|
| zone |
bölge |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
|
|