Türkçe » İngilizce  |
Yukarı  |
| yani |
- [ABBR] sc., scil.
- [ADV] but, namely, scilicet, videlicet, viz, wit: to wit
- [CONJ] so
|
|
| yâni |
|
|
| yani |
that is to say, I mean, in other words,
i.e., id est; namely, to wit, videlicet, viz., scilicet, scil., sc., ss. |
|
| yani |
* that is to say, I mean, in other words, i.e., id est; namely, to wit, videlicet, viz., scilicet, scil., sc., ss. |
|
| yani |
namely |
|
|
Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| geminin sol yanı |
|
|
| iki yanı ağaçlıklı yol |
|
|
| kırk yıllık yani olur mu kâni |
- [ID] leopard: can the leopard change its spots?
|
|
| meselenin öbür yanı |
|
|
| ne yani? |
|
|
| rıhtım yanı |
|
|
| elle tutulacak yanı kalmamak |
/ın/ 1. {for something} to have no sound part left, be worn out, be shot. 2. to be completely untrustworthy. |
|
| yanı başında |
/ın/ right beside, immediately beside, right next to |
|
| yanı sıra |
1. right along with, right alongside, together with, with: Yanı sıra avukatını getirdi. He brought his lawyer along with him. Viski yanı sıra bira içiyor. He´s drinking beer together with whiskey. 2. besides, in addition to, along with: Büyük bir yazar olmanın yanı sıra ünlü bir müzisyendir. Besides being a great writer he´s also a famous musician. 3. right alongside, right beside: Yanım sıra onlar oturuyorlardı. They were sitting right beside me. |
|
| alt yanı |
alt tarafı/yanı
* the lower part; the underside.
* remainder, the rest.
* the outcome.
* all that is involved {is only}. |
|
| aşağı kalır yanı olmamak |
aşağı kalır yeri/yanı olmamak
* to be at least as good {as}. |
|
| dört bir yanı |
dört bir tarafı/yanı
* all around it, on all sides of it. |
|
| dört yanı deniz kesilmek |
* to be left without help or hope. |
|
| elle tutulacak yanı kalmamak |
elle tutulacak tarafı/yanı kalmamak
* {for something} to have no sound part left, be worn out, be shot.
* to be completely untrustworthy. |
|
| Kırk yıllık Kâni, olur mu Yani? |
atasözü
* Can a leopard change its spots? |
|
| yanı başında |
* right beside, immediately beside, right next to. |
|
| iki yanı çifte meyilli çatı |
curb roof |
|
| yol yanı parkı |
curb parking |
|
| bir yanı |
aspect |
|
| | |