İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| wind |
{waınd}
- [N] dönemeç, kurma {saat}
- [V] çevirmek, sarmak, dolamak, kıvırmak, döndürmek, kıvrıla kıvrıla gitmek, dolambaçlı olmak, açmak {yol}, sarılmak, dolanmak, kıvrılmak, bükülmek
|
|
| wind |
{wınd}
- [N] rüzgâr, yel, esinti, üfleme, hava, nefes, osuruk, koku, boş lâf, saçmalık
- [V] koklayarak bulmak, kokusunu almak, soluklandırmak, nefes aldırmak
|
|
| wind |
f. {wound} 1. {up} {zemberek v.b.´ni çevirerek} {saati, gramofonu v.b.´ni} kurmak: Will you wind the grandfather clock? Sandıklı saati kurar mısın? 2. sarmak: Wind the thread onto the spool. İpliği makaraya sar. The trumpet vine was winding up the pole. Acemborusu direğe sarılıp yukarı doğru yükseliyordu. She wound the scarf around her neck. Eşarbı boynuna sardı. 3. {yol, nehir, kafile v.b.} kıvrıla kıvrıla/döne döne gitmek: The procession wound through the streets to the harbor. Kafile, dolambaçlı sokaklardan kıvrılarak limana vardı. The road wound up through olive groves. Yol, zeytinliklerin arasından kıvrıla kıvrıla yukarı doğru gidiyordu. 4. up {kol, manivela v.b.´ni çevirerek} {bir şeyi} çekmek/kaldırmak: Wind up the bucket from the well. Çıkrığı çevirip kovayı kuyudan çek. 5. {kol, manivela v.b.´ni} çevirmek.
i. 1. {kol, manivela v.b.´ni} çevirme. 2. dönemeç, viraj; {nehirdeki} kıvrım. |
|
| wind |
i. 1. rüzgâr. 2. k. dili boş laflar, lafügüzaf, fasarya. 3. İng. {mide ve bağırsaktaki} gaz.
f. -i nefessiz bırakmak; -i nefes nefese bırakmak. |
|
| wind |
f. {wound}
i. döndürmek; sarmak; çevirmek; kurmak {saat}; dolaşmak; geri dönmek; gizli gizli sokulmak; sarılmak; eğrilmek; bükülmek;
i. dönemeç, yolun döndüğü yer; kurma .wind down yavaslamak; açmak {araba penceresi} .wind its way dolaşıp gitmek. wind off bir çark veya iğden boşaltmak veya diğerine sarmak {iplik}. wind up toplayıp sarmak; bitirmek, halletmek, sonuçlandırmak; makara veya vinç ile kaldırmak; kapatmak {araba penceresi}; {beysbol} topu atmak için kolu yukarı kaldırmak. |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| beat against the wind |
- [V] rüzgâra karşı volta vurmak
|
|
| wind in a coil |
|
|
| down wind |
{'daʋnwərd}
- [A] arkadan esen rüzgâr
- [ADV] rüzgâr doğrultusunda, rüzgâr yönünde
|
|
| katabatic wind |
- [N] katabatik rüzğarı, alçalan rüzgâr
|
|
| strong wind |
|
|
| trade wind |
{'treıd,wınd}
|
|
| trim one's sails to every wind |
- [ID] her ortama uymak, duruma göre davranmak
|
|
| before the wind |
- [ADV] rüzgârın önünde, pupa yelken
|
|
| be in the wind |
- [ID] bir şeyler dönmek, söylentisi dolaşmak
|
|
| break wind |
|
|
| down the wind |
- [ADV] rüzgâr doğrultusunda, rüzgâr yönünde
|
|
| exposed to the wind |
|
|
| get the wind up |
|
|
| get wind of |
|
|
| have lost one's wind |
- [V] nefessiz kalmak, soluğu kesilmek
|
|
| in the wind |
- [ID] ortalıkta, kafası dumanlı, patlamak üzere
|
|
| Is the wind strong today? |
| | |