Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
well-marked {,wel'mɑ:rkt}
  • [A] dikkat çekici, belli, açık

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
I would like a clearly marked map of this town.
  • [PHR] harita: Bu şehirin açıkça işaretlenmiş bir haritasını rica ediyorum.
marked Dinle! {mɑ:rkt}
  • [A] işaretli, dikkat çekici, belirgin, mimli
pock-marked {'pɒkmɑ:rkt}
  • [A] çiçek bozuğu, çopur
a marked difference belirgin bir fark.
a marked man mimli adam, mimlenmiş adam.
marked s.
1. göze çarpan, belirgin.
2. işaretli.
marked s. ehemmiyetli, göze çarpan, belirgin; isaretlenmiş, damgası olan. a marked difference belli bir fark. a marked man süpheli adam; mimlenmiş adam. markedly

z. ehemmiyetli derecede.
a marked difference * belirgin bir fark.
a marked man * mimli adam, mimlenmiş adam.
marked marked markt Sıfat * göze çarpan, belirgin. * işaretli.
marked ehemmiyetli, göze çarpan, belirgin; isaretlenmiş,
marked v.işaretle:adj.işaretlenmiş
pock marked çiçek bozuğu
marked göze çarpan
Marked İşaretlenmiş
marked as olarak işaretli
Marked Records İmli Kayıtlar
Not marked İmlenmemiş
Not marked İşaretlenmemiş
i would like a clearly marked map of this town bu şehirin açıkça işaretlenmiş bir haritasını rica ediyorum.