İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| weight |
{weıt}
- [N] ağırlık, tartma, tartı, etki, yük, sıkıntı, önem, itibar, siklet, gülle
- [V] ağırlık yapmak, yüklemek, ağırlaştırmak, gramajını artırmak
|
|
| weight |
i. 1. ağırlık, sıklet. 2. tartı. 3. yük, sıkıntı. 4. etki, önem. 5. nüfuz, itibar. |
|
| weight |
i.
f. ağırlık, siklet; tartı, vezin; yük, sıkıntı; tesir, itibar, nüfuz, önem, ehemmiyet; dirhem; ağır cisim; istatistik bağıl değer; gerilme gücü;
f. yüklemek, ağırlık vermek; katmak. weight lifter halterci. by weight tartı ile. carry weight itibarlı olmak, önem taşımak. dead weight ağırlık, ezici yük; boş ağırlığı, ölü yük, tam yük; geminin darası. men of weight nüfuzlu adamlar, kodamanlar. throw ones weight around nufuzunu kullanarak iste diğinde ısrar etmek, ağırlıgını koymak. weightless
s. ağırlıksız. |
|
| weight |
ağırlık |
|
| weight |
ağırlıklandırmak |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| atomic weight |
|
|
| avoirdupois weight |
- [N] İngiliz tartı sistemi
|
|
| cruiser weight |
|
|
| dead weight |
{,ded'weıt}
- [N] net ağırlık, kesilmiş hayvanın ağırlığı, çok ağır şey, ölü gibi ağır şey
|
|
| excess weight |
|
|
| gain in weight |
- [N] şişmanlama, kilo alma
- [V] kilo almak, şişmanlamak
|
|
| gain (weight) |
{geın}
|
|
| paper-weight |
{'peıpər,weıt}
- [N] prespapye, kâğıt ağırlığı
|
|
| put on (weight) |
|
|
| specific weight |
|
|
| weight a ton |
- [V] bir ton çekmek, çok ağır olmak
|
|
| troy weight |
|
|
| add weight to |
|
|
| by weight |
|
|
| carry weight with |
- [ID] etkisi olmak, önemi olmak, önem taşımak
|
|
| gain weight |
- [V] kilo almak, şişmanlamak
|
|
| give weight to |
|
|
| have weight with |
- [V] üzerinde etkisi olmak
|
|
| I lost weight. |
- [PHR] kilo: Kilo kaybettim.
|
|
| lose weight |
|
|
|
|