| ammunition wagon |
|
|
| dinner wagon |
{'dınər,wægən}
|
|
| paddy wagon |
- [N] tutukluların taşındığı polis arabası
|
|
| station wagon |
{'steıʃən,wægən}
- [N] kamyonet, pikap, steyşın vagon
|
|
| tipping wagon |
|
|
| wagon |
{'wægən}
- [N] yük vagonu, katar, yük arabası
|
|
| on the wagon |
|
|
| wagon train |
|
|
| be off the water-wagon |
|
|
| be on the water-wagon |
- [ID] içkiyi bırakmış olmak
|
|
| go on the water-wagon |
|
|
| fix s.o.´s wagon |
k. dili 1. birini mahvetmek. 2. birinin hakkından gelmek. |
|
| on the wagon |
k. dili içkiyi bırakmış durumda. |
|
| station wagon |
steyşın. |
|
| wagon |
i. 1. dört tekerlekli yük arabası. 2. dört tekerlekli, üstü açık oyuncak araba. 3. İng., d.y. yük vagonu. |
|
| wagon |
İng. waggon
i. dört tekerlekli yük arabası; dört tekerlekli açık oyuncak araba; k.dili. tevkif edilenleri taşımaya mahsus polis arabası; tekerlekli servis masası; İng. yük vagonu, katar; {argo} zırhlı savaş gemisi. on the wagon k.dili. içkiyi bırakmış durumda. fix someones wagon A.B.D., {argo} mahvetmek; hakkından gelmek. |
|
| fix some-one's wagon |
Konuşma Dili
* birini mahvetmek.
* birinin hakkından gelmek. |
|
| on the wagon |
Konuşma Dili
* içkiyi bırakmış durumda. |
|
| station wagon |
* steyşın. |
|
| wagon |
wag.on
wäg'ın
İsim
* dört tekerlekli yük arabası.
* dört tekerlekli, üstü açık oyuncak araba.
British
* yük vagonu. |
|