İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| vicinity |
{vı'sınətı}
- [N] civar, çevre, etraf, dolay, havali
|
|
| vicinity |
i. yakınlık; komşuluk; çevre, civar, semt. |
|
| vicinity |
i. dolay, civar, etraf, çevre, havali. |
|
| vicinity |
vi.cin.i.ty
vîsîn'ıti
İsim
* dolay, etraf, civar, çevre, havali. |
|
| vicinity |
yakınlık; komşuluk; çevre, civar, semt. |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| in the vicinity of |
1. dolaylarında, civarında: She lives in the vicinity of Taksim. Taksim civarında oturuyor. 2. k. dili aşağı yukarı, yaklaşık olarak: His salary is in the vicinity of two billion a month. Ayda aşağı yukarı iki milyar maaş alıyor. |
|
| in the vicinity of |
* dolaylarında:
He lives in the vicinity of Kadıköy.
Kadıköy civarında oturuyor.
Konuşma Dili
* aşağı yukarı, yaklaşık olarak:
His salary is in the vicinity of ten million a month.
Ayda aşağı yukarı on milyon maaş alıyor. |
|
|
|