Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
vicinity Dinle! {vı'sınətı}
  • [N] civar, çevre, etraf, dolay, havali
vicinity i. yakınlık; komşuluk; çevre, civar, semt.
vicinity i. dolay, civar, etraf, çevre, havali.
vicinity vi.cin.i.ty vîsîn'ıti İsim * dolay, etraf, civar, çevre, havali.
vicinity yakınlık; komşuluk; çevre, civar, semt.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
in the vicinity of
1. dolaylarında, civarında: She lives in the vicinity of Taksim. Taksim civarında oturuyor.
2. k. dili aşağı yukarı, yaklaşık olarak: His salary is in the vicinity of two billion a month. Ayda aşağı yukarı iki milyar maaş alıyor.
in the vicinity of * dolaylarında: He lives in the vicinity of Kadıköy. Kadıköy civarında oturuyor. Konuşma Dili * aşağı yukarı, yaklaşık olarak: His salary is in the vicinity of ten million a month. Ayda aşağı yukarı on milyon maaş alıyor.