Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
toward Dinle! {tə'wɔ:rd}
  • [PREP] doğru: -e doğru, karşı, karşı: -e karşı, yakın: -e yakın, yönünde
toward Dinle! {'təʋeərdz}
  • [A] uysal, yumuşak başlı, çok şey vaadeden, aday olan
toward edat
1. -e doğru, -in yanına doğru: toward the river nehre doğru.
2. -e doğru, -e yakın {bir zaman}: toward noon öğleye doğru.
3. -e karşı, için, hakkında: What´s her attitude toward him? Ona karşı tavrı ne?
4. doğrultusunda, yönünde: Some progress has been made toward the establishment of a new grading system. Yeni bir not verme sisteminin kurulmasında biraz ilerleme kaydedildi.
5. {bir şeyin} ödenmesi için: That money can go toward what you owe me. O para senin bana olan borcunu ödemek için kullanılabilir.
toward s. yumuşak başlı, uysal; yaklaşan. towardly

s. eski uslu, uysal; uygun.
toward to.ward tôrd partical * -e doğru, -in yanına doğru. * -e doğru, -e yakın {bir zaman}. * -e karşı, için, hakkında. * doğrultusunda, yönünde: Some progress has been made toward the establishment of a new grading system. Yeni bir not verme sisteminin kurulmasında biraz ilerleme kaydedildi. * {bir şeyin} ödenmesi için.