Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
tomorrow Dinle! {tu:'mɔ:rəʋ}
  • [ADV] yarın
tomorrow z.

i. yarın.
tomorrow z.

i. yarın.
tomorrow yarın
tomorrow to.mor.row tımar'o Zarf, noun * yarın.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
I'd like an appointment for 8 a.m. tomorrow.
  • [PHR] randevu: Yarın sabah saat 8'e randevu almak istiyorum.
Please call again tomorrow.
  • [PHR] aramak: Lütfen yarın tekrar arayın.
It will be cloudy tomorrow.
  • [PHR] bulutlu: Yarın bulutlu bir gün olacak.
Will you be free tomorrow?
  • [PHR] boş: Yarın boş musunuz?
jam tomorrow
  • [N] söz verilen şey, vâdedilen şey, beklenti
I am leaving tomorrow.
  • [PHR] ayrılmak: Yarın ayrılıyorum.
I'd like to order breakfast for tomorrow.
  • [PHR] sipariş: Yarın sabah için kahvaltı siparişi vermek istiyorum.
It will be rainy tomorrow.
  • [PHR] yağmurlu: Yarın yağmurlu bir gün olacak.
See you tomorrow.
  • [PHR] görüşmek: Yarın görüşmek üzere.
It will be sunny tomorrow.
  • [PHR] güneşli: Yarın güneşli bir gün olacak.
I need them the day after tomorrow.
  • [PHR] yarın: Yarından sonra almam gerekiyor.
I need them tomorrow.
  • [PHR] yarın: Yarın almam gerekiyor.
the day after tomorrow
  • [ADV] öbür gün, yarın: yarından sonraki gün
What day is tomorrow?
  • [PHR] gün: Yarın günlerden ne?
You can pick it up tomorrow.
  • [PHR] yarın: Yarın alabilirsiniz.
tomorrow morning
  • [ADV] yarın sabah
It will be windy tomorrow.
  • [PHR] rüzgârlı: Yarın rüzgârlı bir gün olacak.
i am leaving tomorrow yarın ayrılıyorum.
i need them the day after tomorrow yarından sonra almam gerekiyor.
i need them tomorrow yarın almam gerekiyor.