Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
sweat Dinle! {swet}
  • [N] ter, terleme, zor iş, angarya
  • [V] terlemek, ter dökmek, zorlanmak, ağır çalışmak, az paraya çalışmak, terletmek, ter yapmak, terden ıslatmak, ter döktürmek, zorlamak, sömürmek
sweat i.
1. ter.
2. {soğuk bir yüzeyin üstünde oluşan} damlalar, ter.
3. ter dökme.

f.
1. terlemek.
2. {cam, bardak v.b.} terlemek, buğulanmak.
3. k. dili endişe etmek.
4. {içindeki su} ter şeklinde sızmak, terlemek.
sweat i.

f. ter; terletici iş; herhangi bir cisimden ifraz olunan ter gibi sıvı;

f. terlemek, ter dökmek; ter gibi madde ifraz etmek; mayalamak {tütün yaprağı}; k.dili. ağır iş görmek; terletmek; ter ile ıslatmak, ısıtarak halletmek; eritip arasına akıtmak {kalay}; k.dili. çok az para karşılığında fazla çalıştırmak; {argo} merak etmek; {argo} suçluyu konuşturmak için işkence yapmak. sweat blood sıkı çalışmak, ter dökmek. sweat gland ter bezi. sweat out A.B.D., {argo} endişeyle beklemek. sweat shirt eşofman. in a sweat k.dili. endişe içinde; k.dili. acele ile. No sweat A.B.D., {argo} Dert değil.
sweat sweat swet İsim * ter. * {soğuk bir yüzeyin üstünde oluşan} damlalar, ter. * ter dökme. Fiil * terlemek. * {cam, bardak v.b.} terlemek, buğulanmak. Konuşma Dili * endişe etmek. * {içindeki su} ter şeklinde sızmak, terlemek.
sweat ter; terletici iş; herhangi bir cisimden ifraz olu

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
sweat gland {'swetglænd}
  • [N] beze: ter bezi
ooze with sweat
  • [V] ter dökmek, terlemek
old sweat
  • [N] yaşlı asker, tecrübeli asker
sweat blood
  • [V] kan ter içinde kalmak, ter dökmek, ecel terleri dökmek, korkmak, endişelenmek
sweat it out
  • [V] endişeyle beklemek, korkuyla beklemek, gergin beklemek
sweat out
  • [V] terleyerek atlatmak, terleyerek iyileşmek, dayanmak, katlanmak, lehimlemek, kaynak yapmak
be in a sweat k. dili endişe içinde olmak.
by the sweat of one´s brow k. dili alnının teriyle. It´s no sweat!/No sweat! k. dili
1. Hiç problem değil!/Çok kolay!
2. Hiç de zahmet değil!
cold sweat soğuk ter.
cold sweat soğuk ter
night sweat gece terlemesi
sweat blood k. dili
1. çok çalışmak, epey ter dökmek.
2. çok endişe etmek.
sweat it out k. dili
1. {zor bir duruma} dayanmak: You´ll just have to sweat it out! Ona dayanmaktan başka çaren yok!
2. endişe içinde beklemek: We sweated it out for a week. Bir hafta boyunca endişe içinde bekledik.
sweat s.t. out ter dökerek bir şeyi vücudundan atmak.
sweat suit eşofman.
be in a sweat * endişe içinde olmak.
by the sweat of one's brow * alnının teriyle.
It's no sweat! * Hiç problem değil!/Çok kolay! * Hiç de zahmet değil!
No sweat! * Hiç problem değil!/Çok kolay! * Hiç de zahmet değil!
sweat blood * çok çalışmak, epey ter dökmek. * çok endişe etmek.