İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| surprise |
{sər'praız}
- [A] sürpriz, beklenmedik
- [N] sürpriz, baskın, hayret, şaşkınlık
- [V] sürpriz yapmak, şaşırtmak, hayret ettirmek, oyuna getirmek
|
|
| surprise |
i.
f. sürpriz; birden karşısına çıkış; hayret, beklenilmedik şey, şaşkınlık, ansızın vaki olan şey, hayret verici şey;
f. hayrete düşürmek, şaşırtmak; birden karşısına çıkarmak; beklenilmedik bir anda yakalamak. surprise package içinden umulmadık bir şey çıkan paket. surprise party sürpriz partisi. surprise visit habersiz ziyaret. be surprised by one birisi tarafından gafil avlanmak, bir kimsenin hazırladığı bir sürprizle karşılaşmak. take by surprise gafil avlamak; şaşırtmak, hayret ettirmek. They surprised me into telling my secret. Beni üç kâğıda alıp sırrımı öğrendiler. Im surprised at you. Yaptığın harekete şaştım. |
|
| surprise |
i. sürpriz; şaşkınlık; hayret.
f. 1. {birine} sürpriz yapmak; {birini} şaşırtmak. 2. {birini} gafil avlamak; {bir yere} baskın yapmak. |
|
| surprise |
sur.prise
sırprayz'
İsim
* sürpriz; şaşkınlık; hayret.
Fiil
* {birine} sürpriz yapmak; {birini} şaşırtmak.
* {birini} gafil avlamak; {bir yere} baskın yapmak. |
|
| surprise |
sürpriz; birden karşısına çıkış; hayret, beklenilm |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
|
|