Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
strait Dinle! {streıt}
  • [A] dar, sıkı, sınırlı, kısıtlı
  • [N] boğaz, geçit, darboğaz, sıkıntı, yokluk, üzüntü
strait i. {denizde} boğaz.
strait i.

s. dar yer, geçit, boğaz;

s. {eski} dar. straits

i. {çoğ.} boğaz; zor durum. the Straits İstanbul ve Çanakkale Boğazları.
strait strait streyt İsim * boğaz.
strait dar yer, geçit, boğaz; {eski} dar. straits {çoğ.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
Strait of Magellan
  • [NPR] Macellan Boğazı
strait-laced {,streıt'leıst}
  • [A] tutucu, bağnaz, mutaassıp, dar görüşlü
magellan , strait of Macellan Boğazı
magellan , strait of Macellan Boğazı
strait laced tutucu, bağnaz, mutaassıp, dar görüşlü s.
Strait of Magellan macellan boğazı