Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
steer Dinle! {stıər}
  • [N] öküz, dana, iğdiş edilmiş boğa
  • [V] sürmek, dümenle idare etmek, yönetmek, idare etmek, yönlendirmek, dümen kullanmak, yönetilmek
steer f. dümen kullanmak, seyretmek; idare etmek, yönetmek, sevk ve idare etmek; doğrultmak, yön vermek; den. dümen dinlemek; sevk ve idare olunmak. steer clear of sakınmak, uzak durmak, yanaşmamak. steering committae yönetim kurulu. steering gear dümen donanımı, dümen dili mekanizması .steering wheel direksiyon; dümen dolabı .
steer i. iğdiş edilmiş boğa; kasaplık öküz.
steer f.
1. direksiyonda olmak, direksiyon kullanmak.
2. den. dümende olmak, dümen kullanmak.
3. into -e yöneltmek: What steered you into medicine? Sizi tıbba yönelten neydi?
4. through -i {bir yerden} geçirmek: He steered the ship through the strait. Gemiyi boğazdan geçirdi.
5. for den. {belirli bir yere} giden rotayı izlemek, {belirli bir yere} doğru gitmek.
steer i. iğdiş edilmiş boğa.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
give smb. the bum steer
  • [V] yanlış bilgi vermek
bum steer
  • [N] yanlış bilgi
steer clear of
  • [ID] kaçınmak, sakınmak
steer for
  • [V] gitmek, yönelmek
steer clear of
1. k. dili -den uzak durmak.
2. -i {bir yerlere} çarpmadan götürmek.
steer s.o./s.t. away from birini/bir şeyi -den başka tarafa çekmek/yöneltmek.
steer clear of Konuşma Dili * -den uzak durmak. * -i {bir yerlere} çarpmadan götürmek.
steer someone away from * birini/bir şeyi -den başka tarafa çekmek/yöneltmek.
steer something away from * birini/bir şeyi -den başka tarafa çekmek/yöneltmek.
bum steer yanlış bilgi i.
give smb. the bum steer yanlış bilgi vermek f.
steer clear of kaçınmak, sakınmak
steer for gitmek, yönelmek f.