| special |
{'speʃəl}
- [A] özel, has, özellikli, ayrıcalıklı, olağanüstü
- [N] spesiyalite, günün yemeği, geçici polis, özel muhabir, özel indirim, özel tren, özel sayı, özel baskı, özel yayın
|
|
| special |
s.
i. özel, hususi, has, mahsus; bir cinse mahsus; yegâne; ekstra {gazete};
i. herhangi özel bir şey; özellik. special agent özel ajan special case özel durum. special delivery {A.B.D.} ekspres mektup; özel ulak. special edition özel baskı. special pleading huk. karşı tarafın iddialarını reddetmeden kanuni itirazlarda bulunma; bir konunun yalnızca olumlu yönlerini sunma. special student özel bir program takip eden öğrenci. specially
z. özellikle, bilhassa. |
|
| special |
s. özel, normal olmayan.
i. 1. özel bir program. 2. {normal tarifede bulunmayan} özel bir tren. 3. {fiyatta} özel bir indirim. 4. {lokantada her zaman yapılmayan} yemek: Today´s special is potato soup. Bugünkü özel yemeğimiz patates çorbası. |
|
| special |
diğer |
|
| Special |
Özel |
|
|