Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
sow Dinle! {saʋ}
  • [N] dişi domuz, erimiş maden oluğu
sow Dinle! {səʋ}
  • [V] ekmek, saçmak, dikmek, tohum ekmek
sow i. dişi domuz.
sow f. {

sowed, sown/

sowed} {tohum} ekmek; {bir yere} tohum ekmek.
sow i. dişi domuz; mad. erimiş maden oluğu; bu olukta yapılan maden külçesi. sow thistle eşek marulu, bot. Sonchus oleraceus.