| sob |
{sɒb}
- [N] hıçkırık, hıçkırma, hıçkırıklara boğulma, hıçkıra hıçkıra ağlama
- [V] hıçkırarak ağlamak, hıçkırmak, hıçkıra hıçkıra ağlamak, hıçkırıklara boğulmak, iç çeke çeke ağlamak
|
|
| sob |
f. {-bed, -bing}
i. içini çekerek ağlamak, hıçkırarak ağlamak, hüngür hüngür ağlamak; hıçkırır gibi ses çıkarmak;
i. ağlama hıçkırığı. sob sister A.B.D., {argo} çok içli makaleler yazan kadın gazeteci. sob story {argo} göz yaşı döktüren kişisel hikâye. |
|
| SOB |
i. k. dili alçak herif, şey ettiğim herif. |
|
| sob |
f. {
sobbed,
sobbing} hıçkıra hıçkıra ağlamak, hıçkırmak; hüngür hüngür ağlamak, hüngürdemek.
i. hıçkırık; hüngürtü. |
|
| sob |
sob
sab
Fiil (D) sobbed, sobbing
* hıçkıra hıçkıra ağlamak, hıçkırmak; hüngür hüngür ağlamak, hüngürdemek.
İsim
* hıçkırık; hüngürtü. |
|
|