Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
soak Dinle! {səʋk}
  • [N] içkici, ıslatma, ıslanma, sağanak, emme, çekme, ayyaş, alkol krizi
  • [V] ıslanmak, sırılsıklam olmak, banmak, ıslatmak, suya sokmak, demlemek {çay}, emmek, çekmek, çok içmek, sarhoş olmak, kazıklamak, yumruk atmak
soak f.
1. suya bastırmak, suda bırakmak, ıslatmak; suda kalmak.
2. suya girmek, suda kalmak; suya sokmak, suda tutmak: He was soaking in the bathtub. Küvetteki suyun içine uzanmıştı.
3. through -den sızmak: Blood was soaking through the bandage. Sargıdan kan sızıyordu.
4. into {bir sıvı} {bir yere} derinlemesine girmek/süzülmek.
5. sırsıklam etmek; sırsıklam olmak.
6. k. dili {birinden} çok fazla para istemek, {birini} kazıklamak.
soak soak sok Fiil * suya bastırmak, suda bırakmak, ıslatmak; suda kalmak. * suya girmek, suda kalmak; suya sokmak, suda tutmak. * [through] -den sızmak. * [into] {bir sıvı} {bir yere} derinlemesine girmek/süzülmek. * sırsıklam etmek; sırsıklam olmak. Konuşma Dili * {birinden} çok fazla para istemek, {birini} kazıklamak.
soak v.ıslat:n.ıslatma
soak iyice ıslatmak

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
soak in
  • [V] emmek, çekmek
soak in k. dili {bir şey} kafaya dank etmek.
soak out suya bastırarak {bir şeyi} çıkarmak.
soak up emmek, soğurmak, içine çekmek.
soak in * {bir şey} kafaya dank etmek.
soak up * emmek, soğurmak, içine çekmek.
soak up em
soak in emmek, çekmek
soak up sünger gibi çekmek