Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
sleeping {'sli:pıŋ}
  • [A] uyku, uyuyan, uyumaya yarayan, uyutan
  • [N] uyuma
sleeping i.

s. uyku hali;

s. uyuyan, uykudaki; uyku için kullanılan. sleeping bag uyku tulumu. sleeping Beauty Uyuyan Güzel. sleeping car yataklı vagon. sleeping partner ing. işin idaresine karışmayan ortak. sleeping pill uyku hapı. sleeping sickness uyku hastalığı.
sleeping i. uyuma.

s. uyuyan.
sleeping sleep.ing sli'pîng İsim * uyuma. Sıfat * uyuyan.
sleeping uyku hali; uyuyan, uykudaki; uyku için kullanılan

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
sleeping car {'sli:pıŋ,kɑ:r}
  • [N] vagon: yataklı vagon
let sleeping dogs lie
  • [ID] işi oluruna bırakmak, kurcalamamak, olayların akışını durdurmamak
Do you need a prescription for sleeping pills?
  • [PHR] ilaç: Uyku ilacı için reçete gerekiyor mu?
sleeping saloon
  • [N] vagon: yataklı vagon
sleeping accommodation
  • [N] yatacak yer, kalacak yer
sleeping bag {'sli:pıŋ,bæg}
  • [N] uyku tulumu
sleeping beauty
  • [N] uyuyan güzel
sleeping draught {'sli:pıŋ,dræft}
  • [N] uyku ilacı, uyku hapı
sleeping pad
  • [N] yatak
sleeping partner
  • [N] komanditer ortak, ortak: pasif ortak, yönetime karışmayan ortak
sleeping pill {'sli:pıŋ,pıl}
  • [N] uyku hapı
sleeping sickness
  • [N] uyku hastalığı
sleeping suit
  • [N] pijama {çocuk}
sleeping tablet {'sli:pıŋ,tæblıt}
  • [N] uyku hapı, uyku ilacı
let sleeping dogs lie k. dili fincancı katırlarını ürkütmemek.
sleeping bag uyku tulumu.
Sleeping Beauty Uyuyan Güzel.
sleeping car İng. yataklı vagon.
sleeping pill uyku hapı.
let sleeping dogs lie * fincancı katırlarını ürkütmemek.