Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
shave Dinle! {ʃeıv}
  • [N] tıraş, sıyırarak geçme, rende, marangoz rendesi, yalan, aldatma
  • [V] tıraş etmek, tıraş olmak, kesmek, kırpmak, rendelemek, sıyırmak, sıyırıp geçmek, soymak, yüzmek
shave {f.} {shaved, shaven} {i.} tıraş etmek, kazımak; sıyırıp geçmek, sürtünür gibi geçmek; rendelemek; tıraş olmak; {i.} tıraş; ince dilim; rende, rende gibi alet. a close shave kıl payı kurtuluş; sinekkaydı tıraş.
shave f. {

shaved,

shaved/

shaven}
1. {off} {sakalı/kılları} tıraş etmek: He won´t shave off his beard. Sakalını tıraş etmez. She shaved her legs and under her arms. Bacaklarındaki ve koltuk altlarındaki kılları tıraş etti.
2. sakal tıraşı olmak: He hasn´t shaved for five days. Beş gündür tıraş olmadı.
3. {buz kalıbından} buz kazımak.
4. sıyırmak.
5. rendelemek.

i. tıraş: Give me a shave! Beni tıraş et!
shave shave şeyv Fiil (D) shaved, shaved/shaven * [{off}] {sakalı, kılları} tıraş etmek. * sakal tıraşı olmak: He hasn't shaved for three days. Üç gündür tıraş olmadı. * {buz kalıbından} buz kazımak. * sıyırmak. * rendelemek. İsim * tıraş: Give me a shave! Beni tıraş et!
shave {shaved, shaven} tıraş etmek, kazımak; sıyırıp ge