İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| scale |
{skeıl}
- [N] pul, balık pulu, skala, kabuk, tartar, kazan taşı, kefe, terazi gözü, ölçek, ölçü, barem, derece, gam (müz.), cetvel, tarife, basamak
- [V] tartmak, ağırlığını ölçmek, tırmanmak, tırmanarak çıkmak, ayarlamak, derecelendirmek, orantılı olmak, pullarını ayıklamak, kazıyarak temizlemek, diş taşlarını temizlemek, tartarlarını temizlemek, kefeki taşı ile düşürmek, pul pul olmak, kabuklanmak
|
|
| scale |
i. 1. derece. 2. ölçek, ölçü. 3. dereceli cetvel. 4. müz. gam.
f. 1. tırmanmak: scale a wall duvara tırmanmak. 2. {bir ölçeğe göre} ayarlamak: Their wages were scaled according to their productivity. Maaşları randımanlarına göre ayarlandı. 3. bilg. ölçeklendirmek. |
|
| scale |
i. 1. terazi gözü, kefe. 2. çoğ. terazi.
f. tartmak. |
|
| scale |
i. {balık, sürüngen v.b.´nde} pul.
f. pullarını ayıklamak. |
|
| scale |
i.
f. derece; mikyas; cetvel; müz. ıskala, gam; derece taksimat;
f. tırmanmak; hesaplamak, tartmak; ayarlamak. down ile küçültmek. decimal scale ondalık hesap cetveli. diatonic scale müz. diatonik ıskala. major scale müz. major gamı. minor scale müz. minor gamı. on a vast scale büyük mikyasta, geniş ölçüde. scale of I to 5000: 1e 5000 mikyası. scaling ladder hücum merdiveni, istihkamlı mevkilere girmeye mahsus merdiven. scalable
s. tırmanılabilir. |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| chromatic scale |
|
|
| full scale |
- [N] tam ölçü, gerçek büyüklük
|
|
| large-scale |
{,lɑ:rdʒ'skeıl}
- [A] büyük ölçekli, geniş çapta, büyük
|
|
| platform scale |
|
|
| decimal scale |
- [N] ondalık hesap cetveli
|
|
| go to scale |
- [V] tartılmak, tartıya çıkmak
|
|
| go to scale at |
- [V] gelmek {ağırlık}, çekmek {ağırlık}
|
|
| go to scale at 100 kilos |
|
|
| Gunter's scale |
|
|
| on a large scale |
- [ADV] büyük ölçüde, büyük çapta
|
|
| social scale |
- [N] sosyal statü, toplumdaki yer
|
|
| turn the scale at |
- [V] gelmek {ağırlık}, çekmek {ağırlık}
|
|
| turn the scale at 100 kilos |
|
|
| scale armor |
|
|
| scale beam |
{'skeılbi:m}
|
|
| scale buying |
- [N] toptan alış, topluca alma
|
|
| scale down |
- [V] düşürmek, azaltmak, düşmek, azalmak
|
|
| scale-down |
{'skeıl,daʋn}
|
|
| scale in |
- [V] gelmek {ağırlık}, çekmek {ağırlık}
|
|
| scale off |
- [V] pullarını ayıklamak, pul pul olmak, pullanmak
|
|
|
|