ingilizce sözlük
İngilizce - Türkçe Sözlük
www.ingilizce-sozluk.net
Online İngilizce - Türkçe Sözlük, İngilizce Sözlük, İngilizce Çeviri
Menü
Türkçe
İngilizce
Anasayfa
Son Aranan Kelimeler
En Çok Aranan Kelimeler
Araçlar
İletişim
Sonuçlar
İngilizce » Türkçe
Yukarı
salad
{'sæləd}
[N]
salata
salad
i.
salata. salad days gençlik çağı, acemilik. salad dressing mayonez; salata sosu.
salad
i.
salata.
salad
i.
salata. salad days gençlik çağı, acemilik. salad dressing mayonez; salata sosu.
salad
i.
salata.
İngilizce » Türkçe
İlişkili Sonuçlar
Yukarı
bean salad
[N]
piyaz, fasulye salatası
salad dressing
{,sæləd'dresıŋ}
[N]
salata sosu
A green salad with French dressing.
[PHR]
salata: Fransız soslu yeşil salata.
Caesar salad
[N]
salata: Sezar salata
chef's salad
[N]
salata: şefin salatası
fruit salad
{,fru:t'sæləd}
[N]
salata: meyve salatası, yer: üniformada nişanların takıldığı yer
Greek salad
[N]
salata: Grek salata
green salad
[N]
salata: yeşil salata
I would like just a salad.
[PHR]
salata: Sadece salata rica ediyorum.
potato salad
[N]
salata: patates salatası
Russ salad
[N]
salata: Rus salatası
salad bar
[N]
salata barı
salad bowl
{'sælədbəʋl}
[N]
salata tabağı, salata kâsesi
salad days
[N]
gençlik ve tecrübesizlik günleri, acemilik zamanı
salad oil
{'sælədɔıl}
[N]
salata yağı
salad days
gençlik/acemilik günleri.
salad days
gençlik/acemilik günleri.
salad dressing
salata sosu.
salad dressing
salata sosu.
toss a salad
salatanın malzemelerini hafifçe karıştırmak.