Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
row Dinle! {rəʋ}
  • [N] sıra, dizi, sıralı evleri olan sokak, evlerin hiza çizgisi, kürek çekme, sandal gezisi, gürültü, şamata, kavga, patırtı, ağız kavgası, tartışma
  • [V] kürek çekmek, sandalla gezdirmek, kürekle donatmak, kıyameti koparmak, kavgaya karışmak, gürültü yapmak
row i.
1. sıra, saf, dizi.
2. sıra evler.
3. sıra evleri olan sokak.
row f. kürek çekmek.

i. sandal gezintisi.
row i. gürültülü kavga, çıngar, hırgür.

f. gürültülü bir şekilde kavga etmek.
row i.

f. kavga, patırtı, kargaşa;

f. kavga çıkarmak; kavgaya karışmak.