Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
rank Dinle! {ræŋk}
  • [A] bol, çok, gür, kaba, kaba saba, verimli, bereketli, tam, alâsı, bakımsız {bahçe}, bozulmuş, kokmuş, kokuşmuş, iğrenç
  • [N] sıra, dizi, saf, rütbe, aşama, sınıf, tabaka, derece
  • [V] dizmek, sıraya koymak, saymak, yer vermek, dizilmek, sıra olmak, rütbesi olmak, sayılmak, yüksek rütbeli olmak, ,
rank {s.} uzun veya sık büyümü, {s.} {bitki}; ağır kokulu, keskin; {fena anlamda} daniska, tam; bitek; {huk.} haksız.
rank {i.} sıra, dizi, saf; asker safı; {çoğ.} ordu, neferler, erler; rütbe, derece, sınıf, paye, mertebe, aşama; yüksek rütbe; dama haneleri sırası. pull rank ABD, argo mevkiini istismar etmek. take rankwith aynı seviyede olmak. rank and file fertler; herhangi bir teşkilâtın yönetilen üyeleri.
rank {f.} sıraya dizmek, tertip etmek, tasnif etmek; daha yüksek rütbede olmak; rütbesi olmak, rütbeye göre gelmek; tasnif olunmak; dahil olmak, sayılmak. rank above daha yüksek rütbede olmak. rank next to rütbe veya mevkice ikinci gelmek. ranking {s.} kıdemli.
rank i.
1. sıra, dizi, saf.
2. ask. rütbe.
3. derece, mertebe, mevki, aşama; makam.

f.
1. derecelendirmek, sıraya koymak: The teacher ranks her students according to their grades. Öğretmen öğrencilerini notlarına göre derecelendiriyor.
2. {belirli bir grubun} içinde olmak, {belirli bir gruptan} biri sayılmak: He ranks among the greatest scientists in the world today. Dünyanın en büyük bilim adamlarından biri sayılıyor.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
brevet rank
  • [N] ünvandan ibaret rütbe
cab rank {'kæbræŋk}
  • [N] taksi kuyruğu, taksi sırası
take rank with
  • [V] aynı düzeyde olmak
rank among
  • [V] sayılmak, yeralmak
rank and file
  • [N] er: erler, aşağı tabaka
rank as
  • [V] sayılmak, addedilmek, yeralmak
rank beginner
  • [N] acemi çaylak
rank nonsense
  • [N] saçmalığın alâsı
rank with
  • [V] sayılmak, yeralmak
social rank
  • [N] toplumsal statü
taxi rank
  • [N] taksi durağı
coefficient of rank correlatio sıra ilintisi katsayısı
coefficient of rank correlation sıra ilintisi katsayısı
column rank dikeç kertesi
determinantal rank matrisin kertesi
determinantal rank matrisin kertesi
determinental rank matrisin kertesi
pull one´s rank üstünlüğünü kabul ettirmek.
pull rank {birinin üzerinde} otoritesini kullanmak.
pull rank on k. dili {birine} kendisinden üstün bir unvana/makama sahip olduğunu hatırlatmak.