Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
rack Dinle! {ræk}
  • [N] raf, askı, parmaklık, yemlik {ot}, işkence sehpası, gergi, kremayer, rahvan yürüyüş, uçan hafif bulut, bulut: uçuşan bulut, şarabın süzülmesi
  • [V] germek, rafa kaldırmak, uzatmak, askıya asmak, gererek işkence yapmak, işkence etmek, eziyet etmek, rafa koymak, kirayı çok artırmak, kirayı artırarak eziyet etmek, rüzgarda uçuşmak {bulut}, fıçıdan çekmek {içki}
rack i.
1. {otobüs, tren ve vapurda} {çubuklardan oluşan} raf; {otomobilin üstünde} portbagaj.
2. bir çift geyik boynuzu.
3. mak. dişli çubuk.
rack i.
rack i.

f. uçan hafif bulut; fırtına izi;

f. rüzgârın önünde uçmak {bulut}.
rack i.

f. atın rahvan yürüyüşü;

f. rahvan gitmek.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
book-rack
  • [N] kitap rafı
rack one's brains
  • [ID] kafa patlatmak
dish rack
  • [N] bulaşıklık, tabak rafı
luggage rack
  • [N] valiz rafı
plate-rack {'pleıtræk}
  • [N] tabak rafı, tabaklık
go to rack and ruin
  • [ID] harabeye dönmek, mahvolmak, batmak, iflas etmek
rack off
  • [V] fıçıdan çekmek {içki}
rack one's brains over
  • [V] kafa patlatmak
rack railway
  • [N] dişli raylı demiryolu, kremayerli demiryolu
rack-rent {'rækrent}
  • [N] fahiş kira, yüksek kira, emlâğın yıllık değeri
  • [V] fahiş kira almak
rack-renter Dinle!
  • [N] yüksek kira isteyen evsahibi
rack up
  • [V] ot vermek, saman vermek, yem vermek
rack wheel {'rækwi:l}
  • [N] dişli çabuk çarkı
roof rack
  • [N] bagaj: port bagaj, bagaj: üst bagaj
towel rack {'taʋəlræk}
  • [N] havlu askısı
cake rack üstüne sıcak kek konulan çubuklu altlık.
coat rack portmanto, askılık.
dish drainer/rack {seyyar} damlalık, bulaşık damlalığı.
dish rack bulaşıklık.
drying rack çamaşır askısı.

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
rack and pinion
1. a wheel gear meshes with a toothed rack; converts rotary to reciprocating motion.