İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| pump-handle |
{pʌmp'hændəl}
- [N] tulumba kolu
- [V] kolunu silkelemek
|
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| pump bullets into |
- [V] kurşun yağmuruna tutmak, bombardıman etmek
|
|
| chain pump |
|
|
| donkey pump |
- [N] yardımcı buhar makinesi
|
|
| door handle |
- [N] kapı kolu, kapı tokmağı
|
|
| force pump |
{'fɔ:rspʌmp}
- [N] basma tulumba, tulumba
|
|
| fuel pump |
- [N] benzin pompası, akaryakıt pompası
|
|
| gas pump |
|
|
| handle with kid gloves |
- [ID] yumuşak davranmak, tatlılıkla idare etmek
|
|
| grab handle |
- [N] tutunacak yer, tutacak
|
|
| handle |
{'hændəl}
- [N] sap, kulp, kol, kabza, vesile, tutacak, yol, olanak, imkân, çıkar yol
- [V] ellemek, dokunmak, eline almak, idare etmek, kıvırmak, kullanmak, ele almak, işlemek, başa çıkmak, üstesinden gelmek, geçinmek, eğitmek, meşgul olmak, ele gelmek, yumuşacık olmak
|
|
| fly off the handle |
- [ID] köpürmek, tepesi atmak, birden öfkelenmek, kızmak, kendini kaybetmek
|
|
| There is something wrong with the door handle. |
- [PHR] kol: Kapı kolunda bir sorun var.
|
|
| handle smb. tactfully |
- [V] nabza göre şerbet vermek, suyuna gitmek
|
|
| handle with care |
- [PHR] dikkatli tutun, dikkat edin
|
|
| parish-pump politics |
- [N] kilise destekli politika
|
|
| pump |
{pʌmp}
- [N] pompa, tulumba, dans ayakkabısı, ayakkabı, papuç
- [V] pompalamak, tulumba ile çekmek, şişirmek, hava basmak, ağzından lâf almak, ağız aramak, nefesini kesmek, inip çıkmak {barometre}
|
|
| There is something wrong with the fuel pump. |
- [PHR] pompa: Benzin pompasında bir sorun var.
|
|
| pump dry |
|
|
| pump money into |
- [V] para pompalamak, para sağlamak
|
|
| pump out |
|
|
|
|