Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
public Dinle! {'pʌblık}
  • [A] halk, kamu, genel, umumi, aleni, halka açık, devlete ait, ulusal, milli
  • [N] halk, kamu, amme, seyirci, bar (Brit.), birahane (Brit.)
public s.

i. halka ait, umuma ait, umumi, genel; herkese mahsus; açık, aleni.

i. halk, ahali, umum: seyirciler. publicad dress system hoparlor tertibatı, kıs. P.A. public baths halk hamamları. public buildings halka mahsus binalar. public credit umumi itibar. public debt devlet borçları. public domain kamu arazisi; halkın malı. public enemy halk düşmanı. public highway umuma açık herhangi bir yol. public house han, otel; İng. birahane, meyhane. public land milli arazi, miri arazi. public law amme hukuku. public library genel kitaplık. public life sosyal hayat. public nuisance kamu için zararlı olan davranış. public offense amme suçu. public opinion kamu oyui, efkârıumumiye. public relations halkla olan ilişkileri kuvvetlendirme çabaları. public revenues devlet geliri. public school bak. school. public security umumi emniyet. public servant devlet memuru. public service amme hizmeti. public utilities {elektrik, su gibi} umumi hizmet müessese leri. public works bayındırlık işleri. in public alenen, açıkça, herkesin önünde open to the public umuma açık, herkes girebilir. publicly

z. alenen, aeme karşı; halk tarafından.
public s.
1. umumi, halka ait.
2. halka/herkese açık.
3. açık, aleni.

i.
1. halk, ahali, kamu, umum.
2. seyirciler. public-address system {havaalanı, alışveriş merkezi v.b.´nde} hoparlör sistemi.
Public Genel
public kamu

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
certified public accountant
  • [N] diplomalı hesap uzmanı (Amer.), yeminli hesap uzmanı
public affairs
  • [N] kamu işleri
public character
  • [N] popüler kişi
public convenience
  • [N] umumi tuvalet
public domain
  • [N] kamu malı
public holiday
  • [N] resmi tatil
public lavatory
  • [N] umumi tuvalet
Ministry of Public Works
  • [N] bakanlık: bayındırlık bakanlığı
Is the museum open to the public?
  • [PHR] müze: Bu müze halka açık mı?
notary public
  • [N] noter
public officer
  • [N] devlet memuru
mold public opinion
  • [V] kamuoyu oluşturmak
mould public opinion
  • [V] kamuoyu oluşturmak
public opinion
  • [N] kamuoyu
public opinion poll
  • [N] kamuoyu yoklaması
public order
  • [N] asayiş
Where can I find a public phone around here?
  • [PHR] telefon: Buralarda telefon kulübesi nerede bulabilirim?
public policy
  • [N] kamu yararını gözeten politika
director of public prosecutions
  • [N] başsavcı
public prosecutor
  • [N] savcı, başsavcı