Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
profane Dinle! {prə'feın}
  • [A] laik, dinle ilgisi olmayan, putperest, dinsiz, kâfir
profane f.

s. bulaştırmak, pisletmek, kirletmek; hürmetsizce kullanmak: kötüye kullanmak, suiistimal etmek;

s. kâfir, zındık; adi, bayağı; mukaddes olmayan, cismani, dini işlerden ayrı olan; küfür kabilinden. profanely

z. hürmetsizce. profaneness

i. kutsal olmayan şey; küfür.
profane s.
1. Allaha karşı son derece saygısız olan.
2. dünyevi.
3. adi, bayağı.

f. son derece saygısızca davranarak {bir yerin} kutsiyetini bozmak.
profane pro.fane prıfeyn' Fiil * {kutsal bir şeye} saygısızlık etmek. Sıfat * zındık. * kutsal olmayan. * adi, bayağı. * laik.
profane bulaştırmak, pisletmek, kirletmek; hürmetsizce kul