| doom |
{du:m}
- [N] kör talih, kader, alın yazısı, ölüm, ölüm cezası, karar, hüküm
- [V] kaderi kötü olmak, hüküm vermek, mahkum etmek
|
|
| crack of doom |
|
|
| day of doom |
|
|
| his doom is sealed |
- [PHR] mahvolmuş demektir, sonu geldi
|
|
| meet one's doom |
- [ID] kaderine boyun eğmek
|
|
| the day of doom |
|
|
| doom to death |
|
|
| doom watch |
- [N] yeni buluşların zararlarına karşı uyanıklık
|
|
| the trump of doom |
|
|
| doom |
f. hüküm vermek, aleyhinde karar almak, mahkum etmek; kötü bir talihi olmak. doomsday bak. domesday. |
|
| doom |
i. kötü kader, kör talih; hüküm, mahkumiyet; ölüm, zeval, yok olma; son hüküm, kıyamet günü. crack of doom kıyamet kopması, dünyanın sonu. |
|
| doom |
i. {talihin belirlediği} kötü son, korkunç son.
f. |
|
| doom |
doom
dum
İsim
* {talihin belirlediği} kötü son, korkunç son.
Fiil
·(bakınız)
"be doomed to" |
|
| doom |
kötü kader, kör talih; hüküm, mahkumiyet; ölüm, ze |
|
| doom |
hüküm vermek, aleyhinde karar almak, mahkum etmek; |
|
| doom |
v.son bul:n.kaçınılmaz son |
|
| doom |
kötü kader |
|
| doom |
yazgı |
|
| doom |
ölüm |
|
| doom |
son |
|
|