Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
point-blank Dinle! {,pɔınt'blæŋk}
  • [A] çok yakın geçen, yakın mesafeden yapılan, yakın menzilli, yatay olarak ateşlenen, açık, dolaysız, kesin
  • [ADV] yatay olarak, çok yakından, doğrudan doğruya, dolaysız olarak, açıkça, kesin olarak, tereddüd etmeden

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
at the point of the bayonet
  • [ADV] süngü zoruyla, zor kullanarak, zorla
blank Dinle! {blæŋk}
  • [A] yazısız, boş, açık, ifadesiz, anlamsız, şaşırmış, tam, görüntüsüz (tv)
  • [N] boşluk, yazısız kâğıt, boş kâğıt, boş numara, hedef, hedefin ortası
  • [V] çıkarmak, silmek, sayıyı önlemek (spor.)
a blank look
  • [N] boş bakış, ifadesiz bakış
in blank
  • [ADV] boş olarak, açık
leave a blank
  • [V] boşluk bırakmak
blank despair
  • [N] tam umutsuzluk
blank out
  • [V] kaldırmak, iptal etmek
blank tape
  • [N] boş bant
boiling point
  • [N] kaynama noktası
brief but to the point
  • [A] kısa ve özlü
bullion point
  • [N] altın ihraç miktarı, altın veya gümüş çubuklar
burning point
  • [N] yanma noktası
cardinal point
  • [N] dört ana yönden biri
blank cartridge
  • [N] kurusıkı fişek
case in point
  • [N] konuşma konusu olan mesele
central point
  • [N] merkez noktası
blank check
  • [N] çek: açık çek
commanding point
  • [N] stratejik nokta
crucial point
  • [N] düğüm noktası
datum point {'deıtəm,pɔınt}
  • [N] esas alınan nokta, standart noktası

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
bkz. Point Of Sale POS