İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| passage |
{'pæsıdʒ}
- [N] geçit, pasaj, dehliz, koridor (Brit.), parça, kanal, geçme, geçiş, akış, yolculuk {uçak, gemi}, bağırsakların çalışması
|
|
| passage |
i. geçme, gitme; yol, tarik; boğaz, geçit; pasaj; yolculuk, seyahat; geçiş hakkı, müruriye; koridor, dehliz; bent, parça, paragraf, fıkra; bir tasarının kabul edilip yürürlüğe girmesi; bağırsakların işlemesi. passage money navlun, yol parası. passage way
i. pasaj, geçit. a stormy passage fırtınalı deniz yolculuğu. bird of passage göçmen kuş; göçebe kimse. |
|
| passage |
i. 1. geçme, gitme. 2. yol; boğaz, geçit. 3. pasaj. 4. yolculuk. 5. koridor, dehliz. 6. metin parçası, parça, pasaj. 7. {tasarı} kabul edilip yürürlüğe girme. |
|
| passage |
pasaj |
|
| passage |
pas.sage
päs'îc
İsim
* geçme, gitme.
* yol; boğaz, geçit.
* pasaj.
* yolculuk.
* koridor, dehliz.
* metin parçası, parça, pasaj.
* {tasarı} kabul edilip yürürlüğe girme. |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| |