İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| park |
{pɑ:rk}
- [N] park, futbol sahası (Brit.), koruma altına alınmış arazi, otopark, spor alanı
- [V] parketmek, koymak
|
|
| park |
i.
f. park, umumi bahçe; ask. ordu mühimmatının biriktirildiği yer; lunapark; vahşi hayvanlar için çitle ayrılmış geniş saha;
f. arabayı park etmek: A.B.D., {argo} koymak; bir araya biriktirmek; park içine koymak. parking lot araba park yeri. parking meter araba park yerlerinde para toplayan sayaç. |
|
| park |
i. park.
f. park etmek. |
|
| park |
park
park
İsim
* park.
Fiil
* park etmek. |
|
| park |
park, umumi bahçe; {ask.} ordu mühimmatının birikt |
|
|
Türkçe » İngilizce  |
Yukarı  |
| park |
- [N] park, garden, common, parking, back: backs
|
|
| park |
,-kı 1. park {area of land}. 2. parking lot; Brit. car park. 3. playpen. 4. parking {of a vehicle}. 5. mil. park.
__ etmek /ı, a/ to park {a vehicle} {somewhere}.
__ sayacı parking meter.
__ yapmak /da/ to park {somewhere}. |
|
| park |
park[ı]
* park {area of land}.
* parking lot; _British_ car park.
* playpen.
* parking {of a vehicle}.
askeri
* park. |
|
| park |
common |
|
| park |
park |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
|
Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
|
|