| only |
{'əʋnlı}
- [A] tek, biricik, ancak, ağırbaşlı, başhemşire vakarlı
- [ADV] sadece, sade, yalnız, sırf, bir tek, daha
- [CONJ] yalnız, ama, fakat
|
|
| only |
s. bir tek, eşsiz, biricik, yegâne.
z. 1. yalnız, ancak. 2. daha: She was here only yesterday. Daha dün buradaydı.
bağ. yalnız, ancak. |
|
| only |
s.
z. bağlaç bir tek, eşsiz, biricik, yegane;
z. yalnız, ancak, başlı başına; bağlaç bundan başka, yalnız, fakat. if only keşke. |
|
| only |
on.ly
on'li
Sıfat
* bir tek, eşsiz, biricik, yegâne.
Zarf
* yalnız, ancak.
conjunction
* yalnız, ancak.
* daha:
only yesterday
daha dün. |
|
| only |
{bağlaç} bir tek, eşsiz, biricik, yegane; yalnız, |
|
|