Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
offense Dinle! {ə'fens}
  • [N] suç, saldırı, tecâvüz, gücenme, kâlbini kırma, kırılma
offense i.
1. suç, kusur, kabahat.
2. saldırı, hücum, tecavüz.
3. gücenme, darılma, incinme.
4. spor ofans, hücum.
offense of.fense ıfens' İsim * kusur, kabahat, suç. * saldırı, hücum, tecavüz. * gücenme, küsme, darılma. sports * hücum, ofans.
offense kusur
offense bkz. offence

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
major offense
  • [N] büyük suç
commit an offense
  • [V] suç işlemek
criminal offense
  • [N] cezayı gerektiren suç
give offense
  • [V] kırmak, gücendirmek, darıltmak
lesser offense
  • [N] hafif suç
minor offense
  • [N] hafif suç
no offense!
  • [INTRJ] darılmak yok!, gücenmek yok!, kusura bakmayın!
not to take offense
  • [V] kusuruna bakmamak
take offense
  • [V] alınmak, gücenmek, ağırına gitmek, darılmak
petty offense
  • [N] suç: küçük suç
be slow to take offense
  • [V] alıngan olmamak, alınmamak
swift to take offense
  • [A] aşırı alıngan, alıngan
traffic offense
  • [N] trafik suçu
commit an offense suç işlemek.
give offense gücendirmek.
give offense
1. gücendirmek, darıltmak, incitmek.
2. sinirlendirmek.
major offense büyük suç.
No offense! Gücenmek yok!/Alınmak yok!
offense , (ıng.) offence {i.} kusur, kabahat; suç; tecavüz, hücum, saldırı; incitme, gücendirme. commit an offense kabahat işlemek. give offense gücendirmek, kızdırmak. No offense. Gücenmeyiniz. Ayıp olmasın. take offense gücenmek, darılmak.
take offense gücenmek, darılmak, incinmek; alınmak.