İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| night |
{naıt}
- [N] gece, akşam, karanlık, cehalet
|
|
| night |
i. gece, gece vakti; akşam; karanlık; cehalet. night and day gece gündüz, daima, durmadan. night blindness gece körlüğü. night clothes yatak kıyafeti. night crawler A.B.D., k.dili geceleri çıkan bir çeşit solucan. night editor gece çalışan gazete yazı işleri müdürü. night latch Yale kilidi. night letter geceleri ucuz fiyatla gönderilen telgraf, ELT. night owl geceleri geç yatmayı âdet edinen kimse. night school gece okulu. night soil geceleri boşaltılan pislik. night table komodin. night vision karanlıkta görme özelliği; gece görülen hayalet. night watch gece bekçisi; gece nöbeti. a night out hizmetçilerin izinli oldukları gece. all night long bütün gece, sabaha kadar. by night geceleyin,nightly gece meydana gelen |
|
| night |
i. 1. gece. 2. akşam. |
|
| night |
night
nayt
İsim
* gece.
* akşam. |
|
| night |
gece, gece vakti; akşam; karanlık; cehalet. night |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| all-night |
{,ɔ:l'naıt}
- [A] bütün gece açık olan, gece boyu devam eden
|
|
| night bus |
|
|
| under the cloud of night |
- [ADV] karanlıktan faydalanarak
|
|
| at dead of night |
- [ADV] gece yarısı, el ayak çekilince
|
|
| dead of night |
- [N] gece yarısı, el ayak çekilme zamanı
|
|
| Where is the nearest all-night drugstore? |
- [PHR] eczane: Nöbetçi eczane nerede?
|
|
| fly-by-night |
- [N] gece kelebeği, kapkaççı, vurguncu, alacaklıdan gece gizlice kaçan borçlu
|
|
| It hurts more at night. |
- [PHR] acımak: Geceleri daha çok acıyor.
|
|
| all night |
- [ADV] bütün gece, gece boyunca
|
|
| all night long |
- [ADV] bütün gece, gece boyunca
|
|
| at night |
|
|
| bid smb. good night |
|
|
| by night |
|
|
| first night |
- [N] açılış gecesi, ilk gece, gala, gala gecesi
|
|
| good night! |
{gʋd'naıt}
- [INTRJ] gece: iyi geceler!
|
|
| have a good night |
|
|
| have a good night! |
- [INTRJ] gece: iyi geceler!
|
|
| How much for a night including breakfast? |
- [PHR] gecelik: Kahvaltı dahil bir gecelik ne kadar?
|
|
| How much is it per night? |
- [PHR] gecelik: Bir geceliğine kadar?
|
|
| I'll take this room for a night. |
- [PHR] gecelik: Bu odayı bir geceliğine kullanacağım.
|
|
|
Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| night heron |
1. nocturnal or crepuscular herons. 2. nocturnal or crepuscular herons. |
|
| night mare |
Etymology : Middle English, from Old English niht; akin to Old High German naht night, Latin noct-, nox, Greek nykt-, nyx |
|
|
|