Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
move Dinle! {mu:v}
  • [N] hareket, oynama, oynama sırası, taşınma, nakil, hamle
  • [V] hareket etmek, taşınmak, kımıldamak, kıpırdamak, kıpırdatmak, oynamak, kımıldatmak, oynatmak, ilerlemek, teklif etmek, yer değiştirmek, tahrik etmek, kıpırdanmak
move f.
1. kımıldatmak, oynatmak, hareket ettirmek; kımıldamak, oynamak, hareket etmek: My right leg is paralyzed; I can´t move it. Sağ bacağım felç oldu; hareket ettiremiyorum. Don´t move! Kımıldama!
2. taşımak, nakletmek; taşınmak: She plans to move this table into the kitchen. Bu masayı mutfağa taşımayı düşünüyor. Derya has moved to her summer place in Çeşme. Derya, Çeşme´deki yazlığına taşındı.
3. önermek, teklif etmek: I move that the meeting be adjourned. Toplantının sona erdirilmesini öneriyorum.
4. duygulandırmak, mütehassis etmek; etkilemek, dokunmak: His story deeply moved me. Onun öyküsü beni derinden etkiledi.
5. gayrete getirmek.
6. harekete getirmek.
7. {satranç/dama taşını} yürütmek, sürmek.
8. {bağırsaklar} işlemek; {bağırsakları} işletmek.
9. satmak; sattırmak: It´s difficult to move these high-priced books. Bu pahalı kitapları satmak zor.
10. kalkmak, ilerlemek, ileri gitmek.

i.
1. hareket, kımıldanma.
2. taşınma.
3. satranç, dama taş sürme.
4. satranç, dama oynama sırası.
move f.

i. kımıldatmak, oynatmak, hareket ettirmek; tahrik etmek, harekete getirmek; satranç veya damada bir taşı usulüne göre yürütmek, oynamak; teşvik etmek, gayrete getirmek; tesir etmek, muteessir etmek; tıb. iletmek {bağırsak}; satmak, sattırmak; kımıldamak, oynamak, hareket etmek; göç etmek, nakletmek, taşımak; gitmek, yürümek; kalkmak, ilerlemek, ileri gitmek: düşup kalkmak, karışmak; teklif et- mek;

i. hareket, kımıldanma; oynama, el; dama ve satrançta taş sürme; dama ve satrançta oynama sırası; tedbirli iş, tedbir; göç, nakil, ev değiştirme. move in eve taşımak; içeri girmek. move on ileri gitmek. move out evden taşşınmak, dışarı çıkmak. move heaven and earth her çareye baş vurmak. on the move hareket halinde, hiç durmaz. get a move on başlamak; acele etmek.
move taşımak
move taşıma

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
Don't move.
  • [PHR] hareket: Hareket etmeyin.
don't move!
  • [INTRJ] kımıldama!
get a move on
  • [V] başlamak, acele etmek
not to move
  • [V] kımıldamamak, kıpırdamamak
on the move
  • [ADV] hareket halinde
start to move
  • [V] hareket: harekete geçmek
move about
  • [V] dolaşıp durmak
move away
  • [V] kaldırmak, uzaklaşmak
move back
  • [V] geriye itmek
move heaven and earth
  • [ID] her yola başvurmak, çalmadık kapı bırakmamak
move house
  • [V] taşınmak
move in
  • [V] taşınmak
move off
  • [V] ayrılmak, hareket etmek
move on
  • [V] ilerlemek
move out
  • [V] taşınmak, çıkmak
move up
  • [V] yukarı çıkmak, terfi etmek
move with the times
  • [V] zamana ayak uydurmak
block copy, delete, move öbek kopyalama, silme, taşıma
block move blok taşıma
block move blok taşıma