İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| mouth |
{maʋɵ}
- [N] ağız, haliç, surat asma
|
|
| mouth |
{maʋð}
- [V] tane tane söylemek, geme alıştırmak, dudak bükmek
|
|
| mouth |
f. hatiplik taslamak; kelimeleri çiğneyerek konuşmak; geme alıştırmak{atı};nad. surat buruşturmak. |
|
| mouth |
i. ağız; ağız gibi şey; haliç, boğaz; surat buruşturma. mouth organ ağız mızıkası, armonika. a hard mouth geme itaat etmeyen ağız {at}. down in the mouth cesareti kırılmış, karamsar, meyus. from mouth to mouth dilden dile, agızdan ağıza, live from hand to mouth ancak ekmeğini kazanabilmek, çok zor geçinmek; ölmeyecek kadar geçimi olmak. make ones mouth water ağzını sulandumak, imrendirmek. make mouths at birine surat ekşitmek . laugh on the wrong side of ones mouth gülerken ağlamak. put words into ones mouth uydurup birinin ağzından konuşmak. |
|
| mouth |
f. 1. söylemek. 2. dudaklarını oynatarak {bir şey} söyler gibi yapmak. |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| mouth cavity |
|
|
| foot-and-mouth disease |
- [N] hastalık: şap hastalığı
|
|
| don't look a gift horse in the mouth |
- [ID] üzüm: üzümünü ye bağını sorma
|
|
| hand-to-mouth |
- [A] kıt kanaat geçinen, karnını zor doyuran, yoksul
|
|
| lead a hand-to-mouth existence |
|
|
| hoof-and-mouth disease |
- [N] hastalık: şap hastalığı
|
|
| generous mouth |
|
|
| live from hand to mouth |
- [ID] zar zor geçinmek, boğaz tokluğuna çalışmak
|
|
| make one's mouth water |
- [ID] ağzını sulandırmak, iştahını kabartmak, canını istetmek
|
|
| Open your mouth, please. |
- [PHR] ağız: Ağzınızı açın lütfen.
|
|
| mouth organ |
{'maʋɵ,ɔ:rgən}
|
|
| prim up one's mouth |
|
|
| roof of the mouth |
|
|
| shoot off one's mouth |
- [V] abartmak, mübâlağa etmek, yüksekten atmak, boşboğazlık etmek, patavatsızlık etmek
|
|
| shut your mouth! |
|
|
| leave a bad taste in one's mouth |
- [ID] ağzında kötü bir tat bırakmak, kötü izlenim bırakmak
|
|
| word-of-mouth |
|
|
| word-of-mouth advertising |
|
|
| bad-mouth |
f. k. dili kötülemek. |
|
| be born with a silver spoon in one´s mouth |
k. dili zengin bir ailenin çocuğu olmak. |
|
|
Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
|
|