İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| minute |
{maı'nu:t}
- [A] ufacık, minik, önemsiz, ayrıntılı, dakik
|
|
| minute |
{'mınıt}
- [N] dakika, an
- [V] tutanak tutmak, zabıt tutmak, saat tutmak
|
|
| minute |
s. çok ufak; önemsiz; dakik, çok ince. minutely
z. dikkatle, ihtimamla, inceden inceye. minuteness
i. çok küçük olma. |
|
| minute |
i. dakika; geom. bir derecenin altmışta biri, dakika; an, lahza; çoğ. zabıt, zabıtname, rapor, tutanak. minute book zabıt defteri, tutanak. official minute book kararname defteri. minute hand saat yel kovanı, dakikayı gösteren kol. minute mark dakika işareti; derecenin altmışta birini gösteren işaret {}. minute steak çabuk pişen ince biftek. minute wheel saat yelkovanını hareket ettiren çark. |
|
| minute |
f. not veya zabıt tutmak; saat tutmak. |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
|
|