İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| deck |
{dek}
- [N] güverte, üst kısım, kat, iskambil destesi, deste
|
|
| boat deck |
- [N] filika, kontra güvertesi
|
|
| clear the deck |
- [ID] savaşa hazırlanmak, işe hazırlanmak, bütün ödülleri kazanmak
|
|
| lower deck |
|
|
| on deck |
- [ADV] güvertede
- [N] hazır bulunma, hazır olma
|
|
| promenade deck |
- [N] güverte: gezinti güvertesi, güverte: üst güverte
|
|
| upper deck |
|
|
| deck-chair |
{'dektʃeər}
|
|
| I'd like to reserve a deck-chair. |
- [PHR] koltuk: Güvertede bir koltuk rezervasyonu yaptırmak istiyorum.
|
|
| deck hand |
{'dekhænd}
- [N] tayfa, güverte tayfası
|
|
| deck oneself out |
- [V] giyinip kuşanmak, iki dirhem bir çekirdek olmak
|
|
| deck out |
|
|
| deck passager |
- [N] güverte yolcusu, kamarasız yolcu
|
|
| we are in the deuce of a mess |
- [PHR] ayıkla pirincin taşını
|
|
| a dickens of a mess |
|
|
| flying deck |
|
|
| main deck |
|
|
| mess |
{mes}
- [A] karmakarışık
- [N] çorba, karışıklık, karmakarışıklık, manga, pislik, karışık şey, karışık yemek, asker sofrası, sofra arkadaşları
- [V] karıştırmak, bozmak, kirletmek, pisletmek, asker sofrasında yemek yemek
|
|
| get into mess |
- [ID] pisliğe bulaşmak, üstünü kirletmek, başını belâya sokmak
|
|
| here is a pretty mess |
- [PHR] ayıkla pirincin taşını
|
|
|
Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
|
|