Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
meal Dinle! {mi:l}
  • [N] öğün, yemek, kaba un
meal i. yemek.
meal i.
1. elenmemiş kaba un.
2. una benzer şey.
meal i. yemek, öğün; yemek zamanı. meal ticket yemek kartı; A.B.D., {argo} geçim kaynağı.
meal i. elenmemiş kaba un; una benzer şey. meal worm un kurdu.

Türkçe » İngilizce Yukarı
meal ,-li meaning, purport {of a statement}. bu

mealde to this effect.
meal meal[i] * meaning, purport {of a statement}.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
barium meal
  • [N] baritin, baryum sülfat
bone meal {'bəʋn,mi:l}
  • [N] kemik yemi
fish meal {'fıʃ,mi:l}
  • [N] balık unu
Does the meal come with garnish?
  • [PHR] garnitür: Porsiyon garnitür ile birlikte mi geliyor?
hearty meal
  • [N] bol bir yemek
instant meal
  • [N] pratik yemek
large meal
  • [N] büyük öğün
enjoy your meal!
  • [INTRJ] afiyet olsun!
I'd like to order a meal.
  • [PHR] yemek: Yemek siparişi vermek istiyorum.
Would you like to go out for a meal?
  • [PHR] yemek: Yemeğe çıkmak ister misiniz?
meal ticket {'mi:l,tıkıt}
  • [N] yemek fişi, geçim kaynağı
meal worm {'mi:l,wɜ:rm}
  • [N] un kurdu
opaque meal
  • [N] ilaç: ilaçlı röntgen çekilmeden önce alınan sıvı
Does the meal come with potatoes?
  • [PHR] patates: Porsiyon patates ile birlikte mi geliyor?
solid meal
  • [N] doyurucu öğün, sağlam yemek
a square meal
  • [N] doyurucu yemek
square meal
  • [N] doyurucu yemek
table d'hote meal
  • [N] tabldot yemek
Does the meal come with vegetables?
  • [PHR] sebze: Porsiyon sebze ile birlikte mi geliyor?
Could you wake me for the meal, please?
  • [PHR] uyandırmak: Yemek için beni uyandırır mısınız, lütfen?