| lodge |
{lɒdʒ}
- [N] kulübe, loca, kızılderili çadırı, merkez bina
- [V] oturmak, kiracı olarak kalmak, misafir olmak, yatıya kalmak, misafir etmek, para yatırmak, sunmak, arzetmek, bildirmek, vurmak, saplamak
|
|
| lodge |
i. tekke; mason teşkilâtının azaları veya toplanma yeri, loca; ufak ev; kapıcı veya bahçıvan kulübesi; tatil evi; hayvan ini. |
|
| lodge |
f. geçici olarak oda vermek; misafir etmek; yerleştirmek, emaneten teslim etmek, vermek; arzetmek, takdim etmek; ekini bastırıp yere yatırmak {rüzgâr}; muvakkaten bir evde oturmak; misafir olmak; bir yerde kiracı olmak; bir yerde geçici olarak kalmak; içine gömülmek. lodger
i. misafir; kiracı. |
|
| lodge |
i. 1. tekke. 2. mason locası. 3. {kırlardaki} küçük otel. 4. rüstik ev, kulübe. 5. kapıcı/bahçıvan kulübesi. 6. hayvan ini. |
|
| lodge |
f. 1. {pansiyoner/kiracı} -de kalmak; with {pansiyoner/kiracı} -in evinde kalmak. 2. İng. -e oda kiralamak. 3. in {bir şey} -e takılıp kalmak; -e saplanmak. 4. {dilekçe v.b.´ni} arzetmek, sunmak. 5. barındırmak. |
|
|