Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
list Dinle! {lıst}
  • [N] liste, kumaş kenarı, gemi: geminin yan yatması, cetvel
  • [V] listeye yazmak, listelemek, kaydetmek, yana yatmak
list i.

f. kumaş kenarı:

f. kenar çekmek; çift pullu sabanla sürmek.
list f.i. den. yan yatmak;

i. geminin yan yatması.
list i.

f. liste, dizin, fihrist; çoğ. yarışma yeri, mücadele alanı, er meydanı:

f. listeye geçirmek, deftere yazmak; fiyat koymak. list price katalog fiyatı. black list kara liste. enter the lists mücadeleye girişmekç free list parasız girenlerin listesi {tiyatro}: memlekete gümrüksüz olarak girecek eşya listesi.
list i. liste, cetvel, dizin, fihrist.

f. listeye geçirmek, deftere yazmak.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
attendance list
  • [N] yoklama listesi
casualty list
  • [N] kayıplar listesi, zayiat listesi
Here is our catalogue and price list.
  • [PHR] katalog: Katalogumuz ve fiyat listemiz.
civil list
  • [N] kraliyet bütçesi
Here is the list of excursions.
  • [PHR] gezi: Gezi listesi burada.
hit list
  • [N] kara liste, ölüm listesi
laundry list
  • [N] çamaşır listesi, uzun liste
Show me a list of your rates, please.
  • [PHR] tarife: Ücret tarifenizi gösterin lütfen.
waiting list
  • [N] liste: bekleme listesi
Would you like me to put you on our waiting list?
  • [PHR] liste: Sizi bekleme listesine kayıt etmemi ister misiniz?
list price
  • [N] liste fiyatı
May I have the menu and the wine list, please?
  • [PHR] mönü: Mönüyü ve şarap mönüsünü alabilir miyim lütfen?
price list {'praıslıst}
  • [N] fiyat listesi, tarife, borsa kur cetveli
prize list
  • [V] ödül kazananlar listesi, ikramiye listesi
share list {'ʃeərlıst}
  • [N] borsa cetveli
shopping list
  • [N] alışveriş listesi